Ana Sayfa

Çocukluğunuz Hâlâ İlişkinizi Yönetiyor Olabilir

Çocukluk bağlanma deneyimlerinin yetişkin ilişkilerindeki tekrar eden döngülere etkisi.

Çocukluğunuz Hâlâ İlişkinizi Yönetiyor Olabilir

Bir gün bir ilişkinin içinde buluyorsunuz kendinizi. Yine aynı tartışmalar, yine aynı hayal kırıklıkları… Belki de sorun seçtiğiniz insanlar değil; yıllar önce öğrenmek zorunda kaldığınız ilişki biçimidir.

Psikoterapi odasında en sık duyduğum cümlelerden biri şudur: “Neden hep aynı insanlara denk geliyorum?” ya da “Neden hep aynı insanlara çekiliyorum?”

İlk bakışta bu tamamen tesadüf gibi görünebilir. Ancak psikoloji bunun çoğu zaman tesadüften ibaret olmadığını söyler.

Psikiyatrist John Bowlby, çocuklukta bakım verenimizle kurduğumuz ilişkinin yetişkinlikte kurduğumuz romantik ilişkilerin temelini oluşturduğunu öne sürdü. Eğer çocukken sevgiye ulaşmak için sürekli çabalamak zorunda kaldıysak, yetişkinlikte de sevgiyi hak etmek için mücadele etmemiz gerektiğine inanabiliriz.

Psikoterapist Jeffrey Young’a göre çocuklukta karşılanmayan temel duygusal ihtiyaçlarımız zamanla “şemalar” adı verilen güçlü yaşam kalıplarına dönüşür. Bu şemalar yalnızca düşüncelerimizi değil, kimi sevdiğimizi, kimden uzaklaştığımızı ve ilişkilerde nasıl davrandığımızı da etkileyebilir.

Örneğin terk edilme şeması güçlü olan biri, partnerinin birkaç saat mesaj atmamasını bile ilişkinin biteceğine dair bir işaret olarak yorumlayabilir. Duygusal yoksunluk şeması baskın olan biri ise ilgi göstermeyen kişilere çekildiğini fark edebilir.

Carl Rogers’a göre insanlar ancak kendilerini oldukları gibi kabul edebildiklerinde gerçek anlamda değişmeye başlarlar. Sorunlarımızı çözmenin ilk adımı kendimizi suçlamak değil, kendimizi anlamaya çalışmaktır.

Bugün nörobilim de beynimizin tanıdık olanı güvenli olarak algılama eğiliminde olduğunu gösteriyor. Çocuklukta öğrendiğimiz ilişki biçimleri sağlıklı olmasa bile bize tanıdık geldikleri için aynı döngülere tekrar tekrar girebiliriz.

Peki bu döngü kırılabilir mi?

Evet. Terapinin en önemli amaçlarından biri otomatikleşmiş ilişki kalıplarını görünür hâle getirmektir. Çünkü fark edilmeyen döngüler bizi yönetir; fark edilen döngüler ise değişebilir.

Bir dahaki sefere kendinize şu soruyu sormayı deneyin: “Ben gerçekten bu kişiyi mi seçiyorum, yoksa geçmişimde öğrendiğim tanıdık duyguyu mu seçiyorum?”

Belki de değişimin başlangıcı, vereceğiniz cevabın içinde saklıdır.

Psikolog
Ayşegül Coşkun

Bu yazı, Psikolog Ayşegül Coşkun’ın izniyle Hayata Dair Psikoloji’de yayımlanmıştır. Tüm yayın hakları yazara aittir.

Ayşegül Coşkun
YAZAR HAKKINDA

Psikolog Ayşegül Coşkun

Hayata Dair Psikoloji uzman yazarı.

Uzman profilini görüntüle →

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavinin yerini tutmaz.